ilkay's profilebaş belasıPhotosBlogListsMore Tools Help

ilkay ünsal

Photo 1 of 43
Kırmızı kalpKırmızı gülSoldan kucaklamaSağdan kucaklamaGökkuşağıPalmiyeli adaZiyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

iyi geceler,salam ve sevgilerimle Tine (have a nice evening and for tonight sweet dreams greetings Tine)


Sept. 14
 
 xxx Dino Pelledino Verhit
 
Aug. 24
Blessed Virgin QUE SU LUZ TE ILUMINE SIEMPRE.MENSAJERA DE MARIA
June 22
nehirwrote:
2 melek hikayesi çok güzel...
June 14
Have a nice day and weekend. Greetings Tine
June 13

baş belası

April 12

çiçel ve suyun aşkı

Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur.
İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, "Sırf senin hatırın için ey su" diye...
Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba "Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar.
Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...
Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der.
Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...
Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki;
"Seni ben, gerçekten seviyorum."
Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye.. Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor:
"Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez."
Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki:
"Çiçeğin bir hastalığı yok dostum... Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.
Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece "SENİ SEVİYORUM" demek yetmemektedir.....:):(
March 14

hayatının 3 büyük seçimi.....

Beni Dinleyin


Eger; ilerde bir gun arkani donup KESKE demek istemiyorsan 3 Seyi iii Seçeceksin!



-1-Esini dogru sec

Dogru es her zaman uzun zaman flort ettigin kisi degildir.
Onemli olan kisa zamanda da olsa fikirlerinin uyustugu,
Yasam tarzlarinin benzedigi,
Espiri anlayisinin yakin oldugu,
Zor zamanlarin da hep yaninda olacagini bildigin,
Dertlerini, sevinclerini paylasabilecegin,
Fikirlerine, olaylara bakis acisina guvendigin,
Senin fikirlerine saygi duyan,
Konusmaktan sikilmayacagin,
Hayata kustugun zaman seni kabugundan cikartip eglendirebilen,
Gozlerine baktiginda ne soylemek istedigini anladigin,
Ayni zamanda iyi bir arkadas,
Fiziksel gorunusun disinda da seni sen oldugun icin sevebilecek ve
bunu kaldirabilecek
birini es olarak secmelisin!!!
Dunya da boyle biri var mi? diye sorabilirsiniz simdi Emin ol var!!
Tabii ki sayilari fazla degil.. Hatta hayatta insanin karsisina ya 1
ya da 2 kere cikar, belki de hic cikmaz... Onemli olan onu fark
edebilmek
Eger bu satirlari okundugunda aklindan bu ozellikleri barindiran bir
isim gecirmissen cok sanlisin Ne olursa olsun onunla birlikte olmak
icin elinden geleni yap Cunku bir daha onun gibisini bulma sansin cok
az emin ol. Butun aptal asiklar gibi ilk hareketi ondan beklersen cok
gec kalirsin..
Eger bu satirlar sana boyle birini cagristirmiyorsa..
Onu fark edebilmek icin sadece etrafina bakman yeterli olacaktir.
Cunku o da sana bakiyor olacak!!!

-2-isini dogru sec..

Dogru is rahat is degildir
Cok kazandiran is de degildir
Kariyer de degildir
Klimali buro ortami da degildir..
Dogru is olmaktan zevk aldigin yerdir
Sabahleyin kalktiginda gitmekte usenmedigin, bikmadigin yerdir
Tabii yaninda rahatlik,para,kariyer varsa ne ala..

-3-Arkadaslarini dogru sec

Cok sayida arkadasin olmasi "iyi arkadasin" oldugunun ispati degildir
Guzel gunlerdeki arkadasliklar gecicidir
Mutluluklarinin yaninda, acilarini da paylasabilecegin,
Fikirlerine ihtiyac duyabilecegin,
Her zaman yaninda olmasini isteyecegin,
Senin madden degil manen zengin eden,
Bir tek arkadas sana cok seyler katacaktir.



February 19

dostluk ve kibarlık......

Rüzgâr bir gün Güneş’e, kendisinin ondan daha güçlü olduğunu ileri sürdü ve bu savını kolaylıkla kanıtlayabileceğini söyledi. “Şuradaki yaşlı adamı görüyor musun?” dedi.”Kuvvetlice estiğimde onun sırtındaki paltoyu, senden daha çabuk söküp, alabilirim.”Güneş, rüzgârın bu sözlerini duyunca onunla yarışa girmeyi kabul etti ve bir bulutun arkasına çekilerek, rüzgârın yapacaklarını seyretmeye hazırlandı. Meydanın kendisine kaldığını gören rüzgâr, bir fırtına gücüyle esmeye başladı. Fakat şiddetini arttırdıkça, yaşlı adam da paltosuna o kadar daha sıkı sarıldı. Rüzgâr, bu işi başaramayacağını anlayınca yarışı bırakmak zorunda kaldı.Onun tüm yaptıklarını bulutun arkasından izleyen Güneş, rüzgârın yarıştan vazgeçmesi üzerine bulutun arkasından sıyrıldı ve büyük bir sevecenlikle yaşlı adama bakarak, ona tüm içtenliğiyle
sımsıcak bir biçimde gülümsemeye başladı.

Güneş’in sıcaklığını giderek arttırması karşısında yaşlı adamın yüzünde bir rahatlama ifadesi belirdi. Sırtından paltosunu çıkardı ve arkasındaki tümseğe yaslanarak, Güneş’in karşısında keyifle uzandı. Güneş, daha güçlü olduğunun bu kanıtı karşısında rüzgâra bir de şu öğütte bulundu :
“Dostluk ve kibarlık, her yerde ve her zaman kabalık ve zorbalıktan daha güçlüdür.”

dogruluk......

Zalim bir vali vardı. Bu vali bir gün adamlarını göndererek Hasan Basri Hazretleri'ni yakalatmak istedi. O da bir vakit ders verdiği Habib-i Acemi Hazretleri'nin kulübesine gelip saklandı. Valinin adamları geldi ve hışımla:
- Hasan Basri'yi (r.a.) gördün mü? diye sordular.
O gayet sakin:
- Evet, dedi.
- Nerede?
- İşte şu kulübemde...
Adamlar kulübeye daldı, fakat bir türlü Hasan Basri Hazretleri'ni bulamadılar. Dışarı çıkınca tehdit edip:
- Ya şeyh, niçin yalan söylüyorsun? dediler.
- Ben yalan söylemedim, dedi. Siz göremedinizse, benim suçum ne?
Tekrar girdi, aradı, fakat bulamadılar. Onlar gidince, Hasan Basri Hazretleri:
- Ey Habib! Biliyorum ki Rabb'im senin hürmetine beni onlara göstermedi. Fakat yerimi niçin söyledin, hocalık hakkı yok mudur? dedi.
Hazreti Habib mahcub bir şekilde:
- Ey Üstadım! Sizi bulamamaları benim hürmetime değil, doğru söylediğimizdendir. Çünkü bilirsiniz ki, Doğruların yardımcısı Allah'tır. Eğer yalan söyleseydim, sizi de beni de götürürlerdi, dedi.

2 melek.....

bir gün 2 melek iyilik yapmak için yer yüzüne inerler ve önce zengin 1 eve misafir olur zenginler onları iğrenç 1 kibirle karsılayıp kömürlüklerine 1 carsaf koyup " 1 gecelik idare ediverin demiş meleklerden 1 i uyumus diğeri ise duvarda gördüğü 1 catlağı düzeltmiş sabah diğer melek uyanıp duvardaki catlağı göremeyince bunu sen yaptın degilmi diğerek sinirlenir ve kızar o aksam oradan ayrılıp 1 köyde yasayan aileye misafir olurlar köylü aile onları en güzel ve güler yüzlü 1 sekilde karsılarlar ikiside yaslılardı ve onlara kendi odalarını verirler aksam olunca yine aynı melek uyur diğeri 1 - 2 saat uyumaz daha sonra oda uyur ve sabah acı bir feryatla uyanan melek neyin ne olduğunu bile anlamadan salona kosar ve ev sahibinin tek gecim kaynağı olan inek ÖLMÜŞ diğer melek öbür meleği çagıratak bunu neden yaptın der ve bağırmaya baslar melek de ona söyle der " ÖNCELİKLE ZENGİN EVE MİSAFİR OLDUĞUMUZ DA ONLARIN DUVARINDA BÜYÜK 1 HAZİNE SAKLIYDI BUNU GÖRMEMELERİ İÇİN DUVARI DAHA İYİ YAPTIM ŞİMDİ OLANLARI DA SORACAK OLURSAN AKSAM SEN UYURKEN AZRAİL GELDİ VE O YASLI TEYZENİN CANINI ALMAK İSTEDİ BENDE ONA KADININ KARSILIĞINDA İNEĞİ VER DİM DER ve diğer melek yüzünde 1 tebessüm ile ona tessekkür eder ...............